9 Temmuz 2026, Perşembe

Zombi Evreninde Yarım Kalan Bir Efsane: Resident Evil: Biohazard

Zombi Evrenine Yeni Bir Soluk: Resident Evil Dizisi

Nihayet Resident Evil: Biohazard, sadece oyun ve animasyon dünyasından çıkarak 2022 yılında gerçek oyuncularla çekilmiş yepyeni bir devam dizisiyle ekranlara geldi. Aslında zombi dünyasıyla popüler kültürü birleştiren ve bu kültürdeki ilk ciddi zombi algısını oluşturan Resident Evil serisi, sektörün her zaman öncüsü olmuştur. Ancak son yıllarda The Walking Dead (TWD) ve Fear The Walking Dead (FTWD) gibi yapımlar zombi dizisi sektörüne öyle bir damga vurdu ki, adeta yeni bir standart belirleyip uzun süre zirveye yerleştiler.

Orijinal Resident Evil filmlerinden sonra, aynı hikâyeyle bağlantılı onlarca oyun ve birkaç animasyon yapıldı. Ne var ki, standart bir dizi izleyicisi genellikle animasyon formatına pek yönelmiyor. Film ve dizi geçmişine baktığımızda da Resident Evil genelde hep beyaz perdede karşımıza çıktı. Animasyonlar daha çok bu evrene derinlemesine meraklı olan kemik kitle için üretiliyordu. Kısacası, oyunla dizi arasında kalmış yapımların ötesine geçip Resident Evil evrenini merkezine alan gerçekçi bir devam hikâyesi ya da spin-off arıyorsanız bu dizi gerçekten müthiş bir alternatif. Şu sıralar bu hikâyeye fazlasıyla sarmış durumdayım.

T-Virüsü Evrimleşiyor ve Yeni Bir Sosyal Düzen Kuruluyor

Dizide T-virüsünün uğradığı değişimin ve evrimin altı özellikle çiziliyor. Yıllar süren açlığın ardından virüsün artık evrimleşip bilinç kazanması oldukça ilginç bir şekilde işleniyor ve bu ürpertici hissiyat, serinin tamamına yayılarak izleyiciye başarılı bir şekilde aktarılıyor.

Bu yeni evrende zombi tehlikesi artık kabullenilmiş ve hayatta kalanlar arasında farklı bir düzen, yeni alt gruplar oluşmuş. Okul, aile ve kurumsal düzen gibi oluşumlar yeniden hayat bulmuş. Okul koridorlarında öğrencilerin birbirini eziklediği sosyal hiyerarşiler şekillenirken; kira, maaş, iş ve kariyer dertleri kıyamet sonrası bir dünyada bile yeniden öne çıkmış. Hatta sosyal medya takibi ve internet kültürüne bile ince dokunuşlar yapılmış. Tabii ki dizinin asıl odağı olan aksiyon ve gerilim de asla ihmal edilmemiş. Özellikle “zombi dizisi izliyorsak hakkını versin” diyenler için bol kanlı, aşırı gerilimli ve saf zombi dehşeti barındıran dördüncü bölüm tek kelimeyle harika.

Türkiye Bağlantısı Olabilir mi?

Diziyi izlerken içimden bir his, olayların bir şekilde İstanbul’la bağlantısı olabileceğini söylüyordu ve yaptığım ufak bir araştırmayla bu tahminimde %100 haklı çıktığımı gördüm! Dizi fiziksel olarak Güney Afrika ve Londra’da çekilmiş olsa da, hikayenin 2036 yılındaki kıyamet sonrası zaman çizelgesinde İstanbul’un adı resmen geçiyor! Senaryoya göre İstanbul; tamamen terk edilmiş, harabeye dönmüş ve “Üniversite” adı verilen araştırmacı ekiplerin tarihi kitapları ve kalıntıları zombilerin arasından kurtarmak için ölümcül keşiflere çıktığı tekinsiz şehirlerden biri olarak kurgulanmış.

Böyle küresel bir kıyamet senaryosunda İstanbul’un adının bu şekilde evrene dahil edilmesi gerçekten harika bir detay. Kim bilir, belki ileride “Into the Night” tarzında, hikayesi doğrudan İstanbul’da geçen yerli bir zombi spin-off projesi de görürüz. Bugüne kadar Netflix’te bazı yerli süper kahraman denemeleri gördük ama henüz sağlam bir Türk zombi yapımı izlemedik. Resident Evil: Biohazard evrenindeki bu ufak İstanbul detayı bile insanı heyecanlandırmaya yetiyor.

Karanlık Bir Şirket: Umbrella Corporation

Genel bir çerçeveden bakarsak Resident Evil: Biohazard; T-virus adlı ölümcül bir virüsün yayılmasıyla insanları canavarlara dönüştüren ve bu kaosun dünya genelinde yayılmasına yol açan Umbrella Corporation’ın karanlık hikayesini anlatıyor. Korku, hayatta kalma ve ihanet temalarının başarıyla harmanlandığı dizi, video oyun dünyasının ekrana taşındığı en başarılı örneklerden biri olarak hem yeni başlayanlar hem de eski hayranlar için kaçırılmaması gereken bir atmosfer sunuyor.

Diziyle İlgili İlginç Bir Detay (Dipnot)

Dizinin yapım detaylarına da kısaca değinmek gerekirse; 2022 yılında vizyona giren bu Netflix yapımında efsanevi karakter Albert Wesker’ı (yakın zamanda aramızdan ayrılan) usta aktör Lance Reddick canlandırmıştı. Hikaye hem 2022 hem de 2036 yıllarında geçerek iki farklı zaman çizelgesini başarılı bir şekilde sunuyordu. Ancak The Walking Dead (TWD) evrenindeki o bitmek bilmeyen ve bazen havada kalan (yarım bırakılan) hikaye kurguları gibi, Resident Evil: Biohazard dizisi de aynı makus talihi paylaştı: Netflix bazı eleştirileri gerekçe göstererek diziyi 1. sezonun sonunda tamamen iptal etti. Yani bu görkemli başlangıç da sektördeki diğer “yarım kalan” efsaneler arasına katılmış oldu.


Arada Bir Yer sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

Arada Bir Yer sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin