Taksim gezi parkı (Unuttuğum albüm)
Taksim gezi parkı albümü. Yani öncelikle ne kadar özür dilesem azdır. Ben bu albüm için nasıl olsa blogumun galeriler kategorisinde yıllardır duruyor sanrısıyla bir hayli rahattım. Ancak bildiğiniz bunamışım. Taaa 2018 den kalma bu resimleri sunucuya yüklemişim. Ama maalesef bir kaç çift yazı yazıp bir gönderi içinde yayınlamayı unutmuşum. Nasıl böyle bir şey yaparım diye kendime kızdım aslında. İşin ilginç yanı ise sunucuya yüklediğim görseller Google tarafından index almış bile. Görsellerde arama yapınca aa bir baktım benim resimlerim. E ben bunun üzerine 2018 çektiğim bu görselleri paylaşmadan durur muyum? Bu gönderi benimdir, bana aittir. Kendi telefonlarımın alın teriyle, 🙂 çektiğim Gezi parkının resimlerinin tüm telif hakları bana aittir.
Gezi parkı bizim ve aşıkların anılarıyla dolu
Ya ben bu albümü yayınlamamış olamam. Unutmuş olmayı sindiremiyorum. Neden biliyor musunuz? Bu fotoğrafları çekmek için parkın her köşesini gezerken aklımdan, ‘kim bilir nice aşıkların anılarıyla doludur’ diye içli içli düşünmüştüm. Biz 1998 yılında ilk gittiğimizde gezi parkı bizim için bildiğiniz tanışma arkadaş edinme alanıydı. Aşıkların anılarından iyi olmasın bizim de ne anılarımız olmuştur varya… Hatta kimbilir 40 veya 50 li yıllarda şu an belki hayatta olmayan nice aşklar yaşanmıştır. Burada sadece aşklar yaşanmadı
Bir gün bizim naciz bedenlerimizde toprak olup gitmeyecek mi? Belki bizden sonra ve onlardan sonra da, asırlar boyunca onlarca nesil sonrasında da yeni insanlar gelip gezi parkının resimleri çekecek. Nasılki bizden yüzlerce yıl öncesi vardı, bizden sonrakiler de hep olacak. Ne malınız ne mülkünüz sizinle gelmeyecek. Sizden bizden ve onlardan geriye kalan tek şey geride bıraktığınız fotoğraflar ve anılar olacak.
İşte gezi parkının o müthiş albümü




















































Bir Devrin Şahidi: Gezi Parkı
Fotoğraflara bakarken zamanın ne kadar hızlı aktığını bir kez daha anlıyorum. Ağaçların gölgesinde soluklanan insanlar, koşturan çocuklar, bir bankta sessizce oturan yaşlılar… Her birinin ayrı bir hikayesi var bu parkta. Bir park sadece ağaçlar ve banklardan ibaret değildir; şehrin hafızasıdır, nefes borusudur. Yıllar geçse de, etrafındaki binalar değişse de Gezi Parkı o yeşil dokusuyla, barındırdığı onca anıyla hep orada duracak. Bizler yaşlanacağız ama o banklarda her zaman yeni gençler, yeni aşıklar oturmaya devam edecek.
Taksim Gezi Parkı, İstanbul’un kalbinde ender bulunan yeşil alanlardan biri olarak önemini korumaya devam ediyor. Özellikle yoğun şehir hayatında biraz nefes almak isteyenler için bu park, kalabalığın tam ortasında küçük bir sessizlik adası sunuyor. Her mevsim farklı bir güzellik taşıyan parkta bahar aylarında çiçeklerin açmasını izlemek başlı başına bir deneyim.
İstanbul’da fotoğrafçılık yapanlar için de Gezi Parkı ve Taksim çevresi oldukça verimli bir alan. Şehrin silueti, insanların akışı ve tarihi yapılarla modern hayatın iç içe geçtiği anlar her karede farklı bir hikaye anlatıyor.
Arada Bir Yer sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.