Nerde nasıl davranacağını bilmezsen aynı yerden çıkamazsın
Hayatın her alanında bir “dil” vardır. Bir iş toplantısında konuştuğunuz gibi, bir arkadaş sohbetinde konuşmazsınız. Bir cenazede güldüğünüz gibi düğünde ağlamazsınız. Bu kadar basit bir gerçek. Ama pek çok insan bu farkı görmekte ciddi güçlük çekiyor.
Nerede nasıl davranacağını bilmek neden bu kadar önemli?
Sosyal zekânın en temel bileşenlerinden biri, bulunduğunuz ortamın ruhunu okuyabilmektir. Buna “bağlam okuma” da diyebiliriz. Karşınızdaki insanı, o anın havasını, ilişkinin dinamiğini hissedebilmek… Tüm bunlar, “nerede nasıl davranılır” sorusunun cevabını oluşturur.
Bunu beceremeyenler genellikle şu döngüde takılıp kalır: Aynı hatayı tekrar eder, aynı tepkileri alır, aynı sonuçlarla yüzleşir. Ve bir türlü “neden hep böyle oluyor?” sorusunun cevabını bulamaz. Çünkü sorunu dışarıda arar, içeride değil.
Aynı yerden çıkamamanın gerçek sebebi
İnsanların büyük çoğunluğu değişmek ister ama değişimin bedelini ödemek istemez. Oysa nerede nasıl davranacağını bilmek, aslında bir öz farkındalık meselesidir. Kendinizi tanımadan, güçlü ve zayıf yönlerinizi görmeden, başkalarının sizi nasıl algıladığını anlamadan bu beceriyi geliştiremezsiniz.
Çevrenize bakın: Sürekli aynı sorunları yaşayan, aynı şikayetleri dile getiren ama hiçbir şeyi değiştirmeyen insanlar var mı? İşte bu tam olarak “aynı yerden çıkamama” durumunun somut göstergesidir.
Ne yapabilirsin?
Bulunduğunuz ortamı önce gözlemleyin, sonra konuşun. Tepkilerinizi verirken bir saniye durun ve “bu an için doğru tepki bu mu?” diye sorun kendinize. Zamanla bu otomatikleşir ve sosyal zekanız gelişir. Neticede insan ilişkileri, büyük ölçüde doğru zamanda doğru şeyi söylemek ve yapmakla şekilleniyor.
Sonuç olarak: Aynı yerden çıkamıyorsanız, önce nerede durduğunuza bakın. Çünkü değişim, dışarıdan değil içeriden başlar.
Bağlamı doğru okumak aynı zamanda empati geliştirmenin de bir yoludur. Karşınızdaki insanın o an ne hissettiğini anlamaya çalışmak, hem iletişiminizi güçlendirir hem de sizi sosyal açıdan daha olgun biri haline getirir. Bu beceri okullarda pek öğretilmez ama hayatta en çok işe yarayan şeylerden biridir.
Kendinizi gözlemleyin: Hangi ortamlarda kendinizi rahat hissediyorsunuz, hangilerinde zorlanıyorsunuz? Bu farkındalık bile sizi bir adım öne taşır. Değişim her zaman bu tür içsel sorulardan başlar.
E tabi yeri gelince özür dilemyi bilmek, becermek gerekir… Ki o da ayrı bir hikaye… Altta
Arada Bir Yer sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.