İnsanların hatalarını fark ettirmek size dezavantajdır
Insanların hatalarını fark ettirmek bir dezavantaj olabilir mi
İnsanların hatalarını, eksiklerini veya tutarsızlıklarını fark edip onlara bunu açıkça söylediğinizde, bu durum sizi çoğu zaman haklı çıkarsa da, sosyal ilişkilerde bazen dezavantajlı yapabilir.
Farkındalığın Sosyal İlişkilerdeki Bedeli
Sizin tamamen iyi niyetli, yapıcı ve düzeltici yaklaşımınızın dışında unutmayın ki, karşıdaki kişi de sosyal dinamiklere ‘ayık’ birisiyse, anında sizin farkındalık derecenizi kafasında puanlar. Ve tam da bu puana, yani sizin onu ne kadar ‘okuyabildiğinize’ göre sizi hayatına sokar veya uzaklaştırır. Aslında farkındalığı, analitik zekası ve dolayısıyla gözlem yeteneği yüksek birisi olarak siz, o kişi için gizli bir risk teşkil edersiniz. Yani mantıken bakıldığında; doğruları söylediğiniz için size daha fazla değer vermesi gereken bu kişi, sırf açıklarını yüzüne vurduğunuz için egosuna yenik düşerek sizi hayatından çıkarabilir. Ve ikili ilişki yönetimi açısından bu büyük bir dezavantajdır. Çünkü siz o kişi için kolayca alt edilebilecek, kandırılabilecek veya manipüle edilebilecek biri değilsinizdir.
Doğrucu Davut Olmak ve Yalnızlık
Farkındalığı yüksek, zeki biri olmanın taşıması gerçekten çok zor bir psiko-sosyal yükü vardır. Çünkü bu tarz insanlar genelde “doğrucu Davut” olarak bilinirler, sivri dillidirler ve çoğu ortamda istenmezler. Adeta doğruları tükürdükleri için yerine göre dokuz köyden de kovulurlar. Öyle biri olmanın da getirdiği bir bedel oluyor maalesef; bu bedel de genelde derin bir “yalnızlık” oluyor. Çok meşhur bir söz vardır, derler ya: “Düşük kaliteli, sahte bir kalabalığın içinde olmaktansa, kaliteli ve onurlu bir yalnızlığı tercih edin” diye…
Ama maalesef yalnızlık da her zaman iyi, katlanılabilir bir şey değil. Bazen, yeri gelince susmak, her şeyi bilseniz de sessiz kalmak, farkındalığınızı diğerlerine hiç belli etmemek inanın konuşmaktan daha iyidir. Bırakın onlar sizi saf sansın; çünkü içten içe gerçeği bilen olarak siz zaten kazanırsınız.
Anlam Arayışı ve Gerçek Değer
İnsanın dünyevi ve manevi varlığından çok, cüzdanına, makamına veya lüks arabasına bakarak “adam kayırdığımız” bu tuhaf dönemde, varoluş sürecimizde çok şey kaybediyoruz. Ancak unutulmamalı ki; aydınlık yarınlar ve gerçek huzur, cebi dolu olup malı mülkü olana değil, ruhsal farkındalığı yüksek olana vaat edilir.
Hataları fark ettirme konusunda bir diğer önemli nokta da zamanlama ve ortamdır. Kamuya açık bir alanda birinin hatasını düzeltmek o kişiyi savunmaya iter ve iletişim kapılarını kapatır. Aynı geri bildirim özel bir ortamda, doğru bir tonla verildiğinde çok daha iyi karşılanır ve değişime zemin hazırlar.
Birinin hatasını fark ettirmek bir sanat gibidir. Amacınız haklı olmak değil karşı tarafın gelişimine katkı sunmaksa bunu doğru bir şekilde yapabilirsiniz. Bu beceri hem kişisel hem de profesyonel ilişkilerde sizi çok daha değerli biri yapar.
Arada Bir Yer sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.