Dünyadaki bütün kum tanalerinden daha fazla yıldız falan
Dünyanın kainatta kapladığı yer bir bakteriden bile milyonlarca kat küçük. O dünya içinde yerimiz yoktan biraz fazla 🙂 Ne yani, bunun sürekli altını çizerek dillendirmek ne oluyor şimdi… Ben yok muyum?
Dünyamız bu kadar küçük olmasına rağmen içinde binlerce yıldır olan biten dinazorlardan itibaren tarih, bilim, din, felsefe; günümüzde sosyal medya, internet, teknoloji vb. derken, dünya bu kadar küçükse son bin yıl, on iki bin yıl veya Göbeklitepe’nin eskiliği, milyarlar bir yana dursun, milyonlarca yılın yanında dahi ne ki? Ne dünya gezegenimiz yeterince yer kaplıyor ne de onun içinde geçirdiğimiz zaman…. Anlamlandırmaya devam o halde… Çünkü sanırım anlamlandırmadan yaşamak, tıpkı yemek yemek gibi olmazsa olmaz bişi
Aksi halde bunu düşünüp kafayı sıyırırdık doğru mu ? Yani aslında insan zihni delirmemeye de programlı. Zihnin aynı şeyleri düşünmemek için kendi kendini yapılandıran bir sistem mi ?
İnsan zihninin evrenin büyüklüğü, kendi küçüklüğümüz veya ölüm gibi devasa gerçekler karşısında “kafayı sıyırmamak” için kendi kendini yapılandırması tamamen bilimsel bir gerçektir. Teorini destekleyen ve literatürde geçen bazı temel kavramlar şunlar:
Dehşet Yönetimi Kuramı (Terror Management Theory)
“delirmeme mekanizmasının” sosyal psikolojideki en net karşılıklarından biri budur.
- Temel Fikir: Bu teoriye göre insan, kendi ölümlülüğünün ve evrendeki anlamsız gibi görünen küçüklüğünün farkında olan tek canlıdır. Bu farkındalık, eğer sürekli zihinde tutulsaydı, varoluşsal bir dehşete (paralize edici bir korkuya ve deliliğe) yol açardı.
- Çözüm (Anlamlandırma): “Anlamlandırmaya devam o halde…” dediğim gibi, zihin bu dehşeti bastırmak için kültür, din, felsefe, sanat ve günlük hedefler gibi “anlam” çerçeveleri yaratır. Zihin, o devasa boşluğu düşünmemek için kendini günlük hayatın koşturmacasına (fatura ödemek, sosyal medyada gezinmek, tarih veya bilimle uğraşmak) odaklar.
Psikolojik Homeostazi (Ruhsal Denge)
Biyolojide vücudun ısıyı veya şeker oranını sabit tutmaya çalışmasına homeostazi denir. Psikolojide de bunun bir karşılığı vardır.
- Dengeyi Koruma: Zihin, aşırı stres ve kaygı (anksiyete) yaratan düşünceleri bir tehdit olarak algılar. Kendi bütünlüğünü (“delirmemeyi”) korumak için bir denge durumu arar.
- Savunma Mekanizmaları: Zihin sürekli olarak evrenin sonsuzluğunu düşünmeye başladığında, Freudyen psikolojide de bahsedilen “Yalıtma” (İzolasyon), “İnkar” veya “Entelektüelleştirme” gibi savunma mekanizmaları devreye girer. Bu sayede bu ürkütücü gerçekleri biliriz ama duygusal ağırlığını her saniye hissetmeyiz.
Bilişsel Ekonomi ve Alışma (Habituation)
Zihnimizin “aynı şeyleri düşünmemek için kendi kendini yapılandıran bir sistem” olması böyle bişi.
- Evrimsel Odak: İnsan beyni evrimsel olarak hayatta kalmaya, yemek bulmaya ve üremeye programlanmıştır. Galaksilerin büyüklüğünü veya trilyonlarca kum tanesini düşünmek, avcı-toplayıcı atalarımız için pratik bir fayda sağlamıyordu.
- Filtreleme: Beyin çok fazla enerji harcayan bir organdır (Bilişsel Ekonomi). Bu yüzden, anlık olarak hayatta kalmamıza yaramayan veya çözemeyeceği kadar büyük, soyut problemleri arka plana iter. Sürekli aynı şeyi düşünmeyi keser, çünkü günlük işlevselliği devam ettirmek zorundadır. ‘Düşünmek’ denen şey ise zaten kendi içinde ayrı bir süreç. Birden bire elinizden düşünebilme yeteneğinizin alındığını getirin aklınıza. Delirmek böyle bişi büyük ihtimalle… Ne ilginç, çok düşünmek ve düşünememek arası ilişki ise apayrı bir zıt ilişki… Siyahla beyaz zıtlığı kadar basit olabilir mi zaten?
İnsan zihni kelimenin tam anlamıyla “delirmemeye” ve “işlevsel kalmaya” programlıdır. Yoksa o kozmik hiçlik hissi içinde tek bir adım bile atamazdık. Yapay zekaya ‘düşünmek’ denen şeyi temsilen verdiğimiz bunca data aracılığıyla, ona, düşünen bir varlıkmış gibi davranmayı öğrettik. Düşünen biri gibi davranmak düşünmek demek midir diye düşünmeden edemyoruz. İşin ilginci YZ denen şeyin düşünmesi denen şey ise sadece sizin yazdıgınız en ufak bir harfle bile tetiklenmesidir. İnsan gibi kendi kendine konuşmaz, sormadan asla cevap vermez ve bişi yapmaz. İnsanın varacağı nirvana gibi. Hiçlik içinde susmak.
Arada Bir Yer sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.